play_arrow

keyboard_arrow_right

skip_previous play_arrow skip_next
00:00 00:00
playlist_play chevron_left
volume_up
chevron_left
  • Home
  • keyboard_arrow_right Featured
  • keyboard_arrow_right Genel
  • keyboard_arrow_right Podcast Yayını Hazırlarken Dikkat Edilecek 7 Madde

Featured

Podcast Yayını Hazırlarken Dikkat Edilecek 7 Madde

podiolab 29 Ocak 2020 136


Background
share close

Podcat yayıncılığına giriş nasıl olmalı, iyi bir podcast nasıl hazırlanır, podcast konusu seçerken neye dikkat etmeli vb merak edilen 7 sorunun yanıtlarını derledik.

Geçtiğimiz ay Hürriyet gazetesi bir podcast yazısı hazırladığını belirtip bizden aşağıdaki soruları yanıtlamamızı istemişti. Biz soruları yanıtlayıp ilettik ama bize olumlu olumsuz bir yanıt dönmeden yazıyı oluşturup yayınlamışlardı ve bu hazırladığımız içerik boşta kalmıştı. Bir süredir bu içerik elimizde duruyordu ama sonra madem elimizde hazır duruyor ve hazırladık yayınlayalım ve podcast yayıncılığı ile ilgili sorusu olanlara faydası olsun diye düşünerek soruları ve yazıyı aşağıda paylaşıyoruz.

Podcast yapmak isteyenler konuyu seçerken nelere dikkat etmeli?

Podcast için konu belirlenirken yayıncıların genellikle kişisel olarak ilgi duyduğu ve bizzat sevdiği konuları tercih ettiğini görüyoruz. Bu elbette önemli, ancak asıl soru bu konuyu kimin dinleyeceği, niye dinleyeceği ve bu yayını dinledikten sonra ne gibi bir kazanım elde edeceği olmalı.

Bir podcast yayıncısı konusunu belirlemeden önce şu soruları sorup detaylı şekilde yanıtlar verebilmeli:

  • Bu podcast yayınının ana teması ne? 
  • Bu konuyu/fikri anlatmak için en iyi mecra podcast mi?
  • Bu yayın ile ne başarmayı hedefliyorum? 
  • Benzer yayınlardan benim yayınımı ayıran en önemli fark ne?
  • Bu konu hakkında ne kadar bilgim var ve bu konuyu ele alıp incelemek için ne kadar istekliyim?
  • Bu konuyu ele alabilecek yeterli zaman ve kaynağım var mı?
  • Yayıncı bir konu hakkında çok heyecan duyabilir ve önemli bulabilir ama önemli olan dinleyici kitlenizin bu heyecanı paylaşması ve sizi dinlemek istemesi olmalı.

Bu nedenle yukarıdaki soruların yanıtlarını verirken hedef kitlenizi de detaylı bir şekilde tanımlamış olmak gerekir.  

Mesela:
“Hikaye anlatıcılığı ile ilgilenen herkes” gibi açık bir tanım kullanmak yerine “18-30 yaş arası, hikaye anlatıcılığı ile ilgilenen, en az 40 dakika  günlük yolculuk süresi olan, günlük gelişmeleri yeni mecra üzerinden takip eden…” gibi detaylı bir hedef kitle tanımı yapmak gerekli. 

Hedef kitlenizi sağlıklı bir şekilde tanımladıktan sonra bu kitlenin dinlemek isteyebileceği bir konu belirlemek kolaylaşacaktır.

Podcast yayıncılarının hedef kitlelerini belirlemek için kullanabileceği soruları da şöyle tanımlayabiliriz.

  • Bu yayını/konuyu kim neden dinlemek ister?
  • Bu yayını/konu dinleyicinin hayatına ne gibi bir katma değer
  • sağlayacak?
  • Bu konuyu yeni bir dinleyici kitlesine mi anlatacağız yoksa mevcut dinleyicilerimiz için mi hazırlayacağız?
  • Podcast yayını bir dinleme deneyimidir ve bu konu ile dinleyiciye nasıl bir deneyim yaşatmak istiyoruz?
  • Dinleyicilerimizi bizi nerede ve nasıl dinliyor? Ne yapıyorlar? Ne hissediyorlar ?
  • Dinleyiciler bu yayını dinledikten sonra ne düşünmelerini, ne konuşmalarını ve hissetmelerini istiyoruz?
  • Bu yayını kimlerle ve de hangi amaçla paylaşacaklar?

Konu belirlerken bu soruları sorup verilecek yanıtlar doğrultusunda hareket etmek ve de kapsamlı plan yapmak yayıncıların daha sürdürülebilir ve dinleyiciye doyurucu bir dinleme deneyimi sağlayacak bir yayın hazırlanmasına yardımcı olacaktır.

Yayını sunarken nelere dikkat edilmeli? Diksiyon, ses tonu ya da samimiyet gibi öne çıkan maddeler var mı?

Her podcast yayıncısının kendine has bir tarzı ve yarattığı bir ses deneyimi var. Joe Rogan, Guy Raz – Ted Radio Hour ya da Ira Glass – This American Life dinlediğinizde kolaylıkla aralarındaki farkı ayırt edebilirsiniz.

Yayıncıların kendilerine has bir yayın deneyimi oluşturması ve elbette mecranın doğası gereği samimiyeti kurmuş olmaları bir podcast yayınının başarılı olmasındaki önemli sebeplerden biri. Kimse robotik bir şekilde, basın bülteni gibi okunan yayınları dinlemeyi tercih etmiyor. Ele alınan konuya göre yayın süresince doğru yerde kullanılan arka plan  müzikleri ile durağan bir yayını daha etkileyici ve dinleyicinin keyif alarak dinleyeceği bir hale getirmek mümkün. Bu deneyimi oluştururken de kullanılan her ses öğesi oldukça kritik. Arka plan seslerden, fon müziğinize, ses tonunuzdan, diksiyonunuza her ses öğesini dikkatlice seçip kullanmalı yayınlar içerisinde.


Yayıncının samimiyeti, iletişim kabiliyeti ve doğru konu seçimi de eklendiğinde ortaya çok kuvvetli bir podcast yayını çıkıyor. Podcast yayıncılığına yeni başlayacaklar için en iyi tavsiye sık sık farklı türlerde yayınları dinlemeleri ve farklı ses öğelerini bu yayınlar içerisinde nasıl kullandıklarına dikkat etmeleri olur sanırım. Kendi yayınlarında deneme yanılma yapmaları ve zamanla kendi ses ve teknikleri üzerinde çalışmalılar. İlk başlarda sevdiğiniz yayıncıları taklit ediyorsunuz ancak zamanla kendi sesiniz ve tarzınız oturmaya başlıyor.

Podcast yapmak için hangi ekipmanlara ihtiyaç var?

Bu soruyu yanıtlamak hem kolay hem de zor. Yapacağınız podcast türüne, bütçenize ve konunuza göre ekipmanlar da değişiklik gösterecektir. Tek bir yayıncının kaydedeceği konuksuz bir yayın türünde bir bilgisayar ve bir mikrofon yeterli olabilirken, sokak röportajlarından oluşan bir yayın olacaksa taşınabilir bir kayıt cihazı ve bilgisayar işinizi görebilir. Eğer birden fazla konuğu ağırlayan bir yayın yapılacaksa daha birden fazla mikrofon ihtiyacı olacak ve bu da daha profesyonel çözümlere ve ekipmanlara yönelmenizi gerektircek. 

Fakat temelde ihtiyaç hep aynı. Temiz bir ses elde edebileceğiniz bir mikrofon, yankı ve arka plan gürültüsünden arındırılmış bir kayıt ortamı ve bir kayıt cihazı/bilgisayar.  Bu üç temel bileşen olduğu sürece kolaylıkla bir podcast yayını kaydedebilirsiniz. Yayınınız profesyonelleştikçe bu ana ekipmanların kalitesi artabilir, araya sesinizi daha net hale getirmek ve kayıt sürecini kolaylaştırmak için daha profesyonel kayıt ekipmanları ekleyebilirsiniz. Ancak temelde bir podcast yayını için elinizde ulaşabileceğini bu temel araçlar yeterli olacaktır. Burada en kritik konu sürdürülebilir bir yayın oturtmadan önce ekipmana büyük yatırımlar yapmaktan kaçınmak olmalı. Genellikle yeni yayıncılar için ilk 7 bölümü aşmak çok önemli. Sektör genelinde yedi bölüm kritik seviyedir. Bir çok podcast ilk yedi bölüm sonrası yayınlarına devam etmiyor.Bu nedenle önce yayını oturtmak ve dinleyici kitlesi oluşturmak önemli ardından ekipman zamanla geliştirilip ihtiyaca göre eklenebilir.

Yayına konuk almanın ve röportaj yapmanın avantajları neler?

Podcast yayın türleri arasında en zor olanı tek başına yayın yapmak.Solo podcast yayınlarında ilgiyi hiç düşürmeden, tek başınıza, konuyu sağlıklı bir şekilde aktarabiliyor olmak gerekli ki oldukça zorlu bir süreç. Konuklu yayınların ise en güzel yanı o bölümde ele aldığınız konu hakkında etkin bir kişiyle tanışmak ve ondan yeni bir şeyler öğrenmek.

Konuklu podcast yayınlarında yayını daha aktif tutmak ve heyecanı söndürmeden karşılıklı paslaşarak, bölümü dinamik hale getirmek mümkün. Üstelik konuklu yayın türlerinde genellikle dinleyici sizi dinlemekten ziyade konuğunuzu dinlemek için geliyor. Sunucunun ikinici planda kaldığı ve böylece kendisine odaklanma stresi duymadan konuğunu konuşturup doğru yanıtları almaya odaklanabiliyor. Bu da daha doyurucu bir yayın kaydetmeye olanak sağlıyor.

Yayınları kaydetmek ve kurgulamak için ipuçları neler? Hangi programlar daha pratik?

Yayıncıların kullanacağı platforma göre bir çok ücretli veya ücretsiz program mevcut. Audacity, Adobe Audition, Garage Band gibi. Yayıncıların kullanmaya alışık olduğu bir program zaten varsa o programı kullanmaları vakit kazandırıyor. Eğer sıfırdan başlıyorlarsa Audacity hem ücretsiz, hem oldukça pratik hem de YouTube üzerinde oldukça fazla kullanım ipucu videosuna sahip.

Podilab’a ulaşarak destek alan yeni yayıncılara da ilk verdiğimiz tavsiye kayıt öncesinde iyi bir yayın akış planı hazırlamaları ve can alıcı soruları belirlemeleri yönünde oluyor. İyi bir kayıt yapmak için kayıt öncesinde doğru bir planlama şart. Böylece kayıt sırasında daha az karmaşa oluyor, beklemeler, düşünme anları ve yayın sonrasında kesilmesi gerekecek diyaloglar azalıyor. Bütünn bunlar sonunda da kayıt düzenleme kısmına daha az iş çıkmış oluyor. Yayın akışını birebir yazmak gerekli değil ama konuşma dili/tonu çerçevesinde genel olarak yayında ne konuşup, ne soracağınızı kabaca belirlemek çok faydalı. Takıldığınız yerde konuyu sürdürebilmek için yedek sorular not almış olmak ve de en önemlisi yayın öncesinde konuk hakkında iyi bir araştırma yapmış olmak en kritik konu.

Bunlar hazırlık aşaması için gerekli bir de yayın sırasında dikkat edilecek kısımlar var. Podcast yayını kaydederken en büyük silahınız susmayı bilmek. Doğru zamanda, doğru uzunlukta susup mikrofonu kullanıcıya vermeniz gerekli. Ancak bu sayede  en içten ve etkileyici kayıtlar elde etmek mümkün. Aksi taktirde yayıncının sürekli araya girdiği bir podcast yayınına dönmeye başlıyorsunuz ve konuğun doğal yanıtlar verebilmesinin önüne engel koyulmuş oluyor.

Podcast nerede ve nasıl yayınlanır?

En bilinen ve yaygın platform eski ismiyle Apple iTunes yeni adıyla Apple Podcast platformu. 700 binin üzerinde podcasti barındıran Apple, dünya’nın en geniş podcast arşivini barındırıyor. Hemen ardından en büyük rakibi Spotify. Yakın dönemde Gimlet’i atın alarak adını sıkça söz ettiren Spotify hızla podcast alanında bir numara olmaya doğru ilerliyor. Ancak buralarda bir hesabınızın olması yeterli değil. Bir podcast yayınlamak için tıpkı web sitelerinde olduğu gibi bir hosting/barındırma servisine ihtiyacınız var. Kaydettiğiniz ses dosyalarını bu barındırma servislerine yerleştiriyorsunuz ve bu servisler podcast yayınlarınızı dağıtabilmeniz için size bir RSS linki  oluşturup veriyor. Siz bu RSS linkini Apple Podcast, Spotify, iHeart, gibi piyasada bulunan bir çok podcast dağıtım platformuna bir defalığına tanıtıyorsunuz. Bu işlemden sonra her yayınlanan bölümünüz hızlı bir şekilde bu sitelerde yer almaya başlıyor. Sonrasında bu platformlar her yeni kayıt yayınladığınızda otomatik olarak yeni bölümlerinizi dağıtıyor dinleyicilerinize.

Podcast ile gelir elde etmek mümkün mü?

Evet mümkün. IAB’nin hazırladığı 2018 Podcast Reklam Gelirleri Araştırması’na göre Amerika’da reklam ve pazarlama amacıyla podcast reklamlarına harcanan para toplamda  479 milyon dolar. 2021 projeksiyonu ie 1 milyar dolar. Yayıncılar farklı yöntemlerle gelir elde edebiliyor. Yayın içine yerleştirilen reklamlar, sponsorlu yayınlar, marka birliktelikleri ve de yayınlar için hazırlanıp satılan promosyonel malzemeler, kitap veya e-kitaplar etc. Bunların dışında bir de dışarıya kapalı olarak hazırlanıp firma içinde dağıtımı yapılan eğitim ya da tanıtım amaçlı podcast yayınları, üyelere özel olarak hazırlanan ve ücretli olarak abonelere dağıtılan bölümler hazırlanması gibi Türkiye’de henüz çok sık karşılaşılmayan methodlar üzerinden de gelir elde etmek mümkün.

Elbette henüz TV veya radyo yayıncılığında olduğu gibi oturmuş bir geleneksel gelir modelinden bahsetmek için nispeten erken, Türkiye’de de podcast reklam pastası henüz emekleme aşamasında. Hala eksikleri var sektörün. Henüz çok sağlıklı ölçümleme metodları yok ancak özellikle markalar bu mecranın barındırdığı samimiyetin, yayın süresince hiç kesintiye uğramayan dinleme deneyiminin pazarlama kanalları açısından ne kadar önemli olduğunun farkında ve her geçen gün yeni bir markanın daha bu alana giriş yaptığını görüyoruz. Podcast yayıncılarının gelir elde edebilmesi açısından önemli gelişmeler bunlar.

Tagged as: .

Rate it
Previous episode

Post comments

This post currently has no comments.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *