• Home
  • keyboard_arrow_right Featured
  • keyboard_arrow_right Genel
  • keyboard_arrow_right Podcast, İşinizi Büyütmenin En İyi Yollarından Biri

Featured

Podcast, İşinizi Büyütmenin En İyi Yollarından Biri

İlkan Akgül 19 Mayıs 2021 30


Background
share close

Orijinali Jamie Logie tarafından Medium’da yayınlanan yazının bir kısmı İlkan Akgül tarafından çevrilmiştir.

İster markanızı veya işletmenizi yönetiyor olun, isterseniz de büyük bir girişimin parçası olun. Hiçbir şey bir podcast’ten daha iyi bir şekilde müşteriye erişimi ve katılımını sağlayamaz.

Markalar, işletmeler ve ünlüler, kitlelerine ulaşmanın ve büyümeyi artırmanın en iyi yollarından biri olarak podcast’leri benimsedi. Platform ise zamanla büyüdü ve artık ciddi bir iş kolu haline geldi.

Joe Rogan’ın Spotify ile yaptığı 100 milyon dolarlık anlaşma, şirketlerin aslında podcast’leri ne kadar önemli bir araç olarak gördüğünü de ortaya çıkarmış oldu. Bu dalgaya sonrasında Amazon da dahil oldu ve Podcast One, iHeartRadio gibi bugünün dev podcast ağları da podcast yayınlamaya başlamış oldu.

Podcastten yararlanmak için büyük bir şirket veya ünlü olmanıza gerek yok. Podcast artık herkes için, her zamankinden daha fazla erişilebilir.

Bir sağlık ve fitness podcasti olan yayınım, web sitemin ve beslenme koçluğu işimin bir uzantısı haline geldi. Bu tam anlamıyla işletmem için yaptığım en iyi şey ve eskisine kıyasla bana daha fazla koçluk için müşteri ve e-kitap satışı getirmiş oldu.

Podcast’in Diğer Platformlara Göre Büyümesi

Yayınıma beş yıldan biraz daha uzun bir süre önce başladığımda, yaklaşık 50.000 podcast vardı. Bugün ise 1 milyona yakın. Bu, podcast’ler çok hızlı büyüyor gibi görünebilir ancak diğer büyük platformlarla karşılaştırıldığında hiç de öyle değil.

1- Bloglar

2020’de çevrimiçi 600 milyondan fazla blog vardı. Her ay ise 77,8 milyon blog yazısı yayınlanıyordu. Bugüne geldiğimizde bloglarda öne çıkmak neredeyse imkansız gibi. 1 milyon podcast’i 600 milyon blog ile karşılaştırdığınızda daha az rekabetin olduğu yere gitmek mantıklı.

2- YouTube

YouTube, bir kitle ve işinizi büyütmek için harika bir yerdir. Ortalama bir insan bir seferde yalnızca 8,4 dakika civarında YouTube izliyor. Kazanılması gereken çok para olmasına rağmen yine de çok fazla rekabet var. 2020 itibariyle 37 milyonun üzerinde YouTube kanalı var.

YouTube’u seviyorum ama başlamak için daha fazla kararlılık gerekiyor. Ayrıca video çekmek ve bunu düzenlemek de oldukça fazla zaman alıyor. Bunun yanında kaliteli ekipman almak da oldukça pahalı. Diğer bir sorun ise, kamerada görünmek bile istemiyor olabilme ihtimaliniz.

YouTube ayrıca bir podcast kadar erişilebilir değil. Araba sürerken veya koşuya çıkarken YouTube videosu izleyemezsiniz.

3- Sosyal Medya

Sosyal medyada da öne çıkmak zor. Dikkatle planlanmış gönderiler ve resimler tek parmakla dikkatsizce kaydırılıyor.

Ayrıca burada saçma bir rekabet var. Facebook’ta 2,7 milyar insan var ve onların sürekli algoritmik değişiklikleriyle bir yerde görünmek çok zor. Instagram harika bir platform, ancak orada da başka bir milyar kullanıcı var.

Sosyal medya, çok fazla aralıksız çalışma gerektiriyor ve ayrıca sürekli değişimlerin üstesinden gelmek de zorlayıcı olabiliyor. İnsanların bir Facebook veya Google güncellemesiyle işletmelerini yok ettiğini gördüm. Onların platformlarını kullanırken her zaman onların insafına kalıyorsunuz.

Podcastlerin gerçek gücü

Podcast size nihai katılımı sağlar. İşte Nielson ve Edison’un, formatın ne kadar güçlü olduğunu gösteren bazı podcast istatistikleri.

  • Nüfusun %32’si en az iki ayda bir podcast dinliyor.
  • Haftalık dinleyiciler, her hafta ortalama 6 saat 47 dakika harcıyorlar.
  • Podcast dinleyicileri ortalama yedi farklı program dinliyor.
  • Dinleyicilerin %80’i podcast’in tümünü veya en azından çoğunu dinliyor. Bunu, ortalama bir kişinin bir videonun %50-60’ını izlediği YouTube ile karşılaştırın.
  • Tüm podcast dinleyicilerinin yarısı 25-44 yaş demografisinde.
  • Dinleyicilerin %45’inin 250.000 $ + yıllık geliri var.
  • Dinleyicilerin %60’ı podcast reklamlarının onları yeni ürün ve hizmetlerden haberdar ettiğini kabul etti.

Satmak istediğiniz bir ürün veya hizmetiniz varsa podcast bunun için mükemmel. Siz yapmasanız bile, podcast harika reklam fırsatları sunuyor. 2015 yılında podcast reklam geliri yaklaşık 70 milyon dolardı. 5 yıl sonra bugün ise 650 milyon dolara yakın.

Reklamverenler artık en büyük hedef kitlenin olduğu yere gitmek zorunda değil ve mesajlarını hiper olarak hedefleyebiliyor. Mikro etkileyicinin yeni konsepti, küçük ama sağlam bir kitleye sahip olabilecek bir podcast için özel olarak tasarlanıyor.

Deloitte‘nin yakın tarihli bir raporu, küresel podcast pazarının %30 artarak 1,1 milyar dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Podcast’ler artık niş statülerini aştı ve önemli pazarlar haline geldi.

Podcast ve iş deneyimim

Podcast’im dünyanın her yerinden insanlara ulaşmamı sağladı. Dolayısıyla dünyanın her yerinden koçluk yapabileceğim müşteriler de getirmiş oldu.

Satacak yeni bir eğitimim veya rehberim varsa, bununla ilgili özel bir şov yapabilirim. Podcastimde insanlara sunduğum tüm ayrıntılar ve onları nelerin bekleyebileceğiyle ilgili rehberlik ediyorum. Daha sonra ise web siteme veya satış sayfama bir bağlantı veriyorum.

Çalıştığım sektörde -Sağlık ve fitness- deneyimlerini ve sonuçlarını paylaşmak için birlikte çalıştığım insanlarla röportaj yapabilirim. Bundan daha iyi bir plan olamaz. Çünkü dinleyiciler, kendileriyle aynı ayakkabıyı giyen birinin gerçek hayattan verdiği örnekleri dinlemeyi severler.

Podcasting ayrıca paha biçilmez bir dinleyici analizi sağlıyor. Bu, son birkaç yılda gerçekten büyüyen podcast yayıncılığının önemli bir alanı. Podcast verileri, dinleyicilerinizin kim olduğuna ve onlara nasıl hitap etmeniz gerektiğine dair size mükemmel anlık görüntüler sağlıyor.

Programım için dinleyicilerimin çoğunun Amerika’dan olduğunu, %48’inin 35-44 yaşlarında ve %76’sının da erkek olduğunu görebiliyorum. Bu, özellikle içeriğimi sağlamama yardımcı olmayı sağlayacak oldukça yararlı veriler.

İstatistiklere daha derinlemesine bakmadan önce, Almanya, Avustralya ve Filipinler’de de iyi bir kitleye sahip olduğumu bilmiyordum. Artık bu yerler için belirli içerikler oluşturabilir ve daha önce gözden kaçırdığım yeni potansiyel müşteriler bulabilirim.

Podcast’le ilgili birkaç örnek olay incelemesi

Hangi alanda olursanız olun, bir podcast, işinizi büyütmenize yardımcı olabilir. İşte Mosaic çiftlik şirketini anlatan bir vaka çalışması.

Mosaic, tarım ve hasat ne kadar yoğun olsa da, çiftçilerin bunu yaparken medyayı da hala tükettiğini fark etti. Görevleri ise, çiftçilerin verimlerini artırmalarına yardımcı olmak. Böylece kitlelerini “A Prairie Home Companion” adlı 10 bölümlük bir podcast yayınlayarak yakaladılar.

Podcasti web sitelerine bağladılar ve bunun aracılığıyla çiftçilere değerli bilgiler verdiler. Mosaic, podcast ile gerçekleştirmek istedikleri belirli bir etkileşim hedefine sahipti ve bu hedefi %379 oranında da aştılar.

Markalı podcast’ler, Trader Joe’s gibi şirketler tarafından da kullanılıyor. Kendileri aslen kötü bir şöhrete sahipler, ancak “Inside Trader Joe’s” adlı bir podcast yayınladılar ve bu sahne arkası şovu, müşterilerine geçmişlerine, mağazaların iç işleyişine ve ürünlerine ilişkin içgörülere dair bir bakış sağladı.

Podcast, Apple listelerinin ilk 5’inde piyasaya sürülürken, zaman zaman Joe Rogan’ı da geride bırakarak markanın daha da yükselmesine yardımcı oldu.

BBC, bir podcast’in markalar ve işletmeler için ne kadar etkili olabileceğini araştırmış ve aşağıdaki verileri ortaya çıkarmıştı. Podcast’ler şunları yaratabilir:

  • %89 daha yüksek farkındalık
  • %57 daha yüksek marka odaklı düşünme
  • %24 daha yüksek marka tercih edilirliği
  • % 14 daha yüksek satın alma niyeti
  • Diğer içerik türlerine göre %16 daha fazla etkileşim ve %12 daha yüksek bellek kodlaması.
Rate it

Post comments

This post currently has no comments.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *