Featured

K’nın Sesi #PodiolabSoruyor

İlkan Akgül 24 Mayıs 2021 75


Background
share close

Podcast yapmaya nasıl ve neden başladınız?

Duygu: Podcast yapmaya pandemi ile beraber başladık. K’nın Sesi Haziran 2020’de başladı. Öncesinde tiyatro sanatçısı ya da müzisyen olarak daha çok gösteri sanatları alanında canlı üretimler yapıyor ve gösteri, seminer ya da atölye gibi canlı etkinlikler gerçekleştiriyorduk. Ama pandemi ile birlikte tüm bunlar durunca hikaye anlatma ve insanlara temas etme itkimizi podcast alanına taşıdık diyebilirim. Kadınların ve kuirlerin hikayelerini kurmaca ve kurmaca-dışı formatlarla anlatabileceğimiz bir alan yaratmak istedik. İlk sezonumuzun teması pandeminin gölgesinde kalmış hikayelerdi. Mart 2021’de ikinci sezonumuza başladık. Yemek teması çerçevesinde yayımladığımız kısa ses tiyatrosu oyunlarını, oyunun temasından hareketle gerçek hayat deneyiminine odaklandığımız sohbetlerimiz takip ediyor.

Sizin için bir podcasti dinlenebilir yapan şey nedir?

Beril: Formatı ne olursa olsun temelde teknik olarak özenli bir üretim diyebilirim. Bir de podcast bölümü olarak dinlediğimiz içeriğin kime hitap ettiği, çerçevesinin ne olduğu bence kayıttan ve yaygınlaştırılmadan çok önce titizlikle tasarlanması ve masa başında çözülmesi gereken şeyler.

Podcast yapmakla ilgili en çok neyi seviyorsunuz? Neden?

Duygu: Kurmaca formatında üretim yaparken her dinleyicinin bizim anlattığımız hikayeyi bambaşka bir şekilde hayal ediyor olmasını, her dinleyicinin bambaşka bir mekan yada karakter görünümü hayal ederek oyunları dinlemesi bence çok değerli. Çünkü her dinleyici kendi yaşam deneyiminden hareketle dinliyor ve hikayeyi tamamlıyor. Kurmaca-dışı sohbet formatımızda ise gerçek hayat deneyimine odaklanıyoruz, onların ardından dinleyicilerimizin çeşitli şekilllerde bize ulaşıp kendi deneyimlerini aktarmaları; onlarda uyanan hisleri ya da hatırladıkları olayları bizimle paylaşmaları çok değerli geliyor.

Podcast yüzünden başınıza gelen en iyi şey nedir?

Duygu: Yukarıda bahsettiğim şekliyle bir dinleyici kitlesi oluşturmak kuşkusuz. Ama bunun yanı sıra Ekim-Kasım-Aralık 2020’de üç ay boyunca Beril ile beraber katıldığımız Google Podcasts Creator Programı’nın bir parçası olmak podcast alanında başımıza gelen en iyi şeylerden biriydi. K’nın Sesi podcast yayıncılığında farklı ve az temsil edilen seslere eğitim, ekipman ve kaynak sağlayan Google Podcasts Creator Programı‘na dünya çapında seçilen 20 yayından biri oldu. Bu eğitim programında sadece eğitimi veren PRX Medya’nın değil ABD’de ve dünyada podcast alanının önde gelen uzmanlarının sunum ve atölyelerine de katıldık. Programda bizimle birlikte ABD’den, Meksika’dan, Panama’dan ve Brezilya’dan kurmaca ve kurmaca dışı formatlarda üretim yapan podcast üreticileri de vardı. Dolayısıyla sadece uzmanlardan değil meslektaşlarımızdan da çok şey öğrendiğimiz ve birbirimize deneyim aktardığımız katılımcı ve çok sıcak bir eğitim süreci geçirdik.

Podcastinizle ilgili başarısız olduğunuz şey ne oldu?

Beril: Başarısızlık değil ama zorluk diyebileceğim şey özgünlük 🙂 Benim içerik üretirken en çok önem verdiğim mesele, “bunu başka birinden şu şekilde dinleyebiliyorsam ben neden aynısını kopyalayayım” sorusu oluyor. Biz söyleşilerimizde de oyunlarımızda da -yurtdışı dahil-  kimseye benzemez bir içerik üretmek için gerçekten oldukça uğraşıyoruz. Özellikle söyleşilerde bizi tatmin edebilecek bir içerik için daha da çalışmak gerekiyor tabii, özellikle konuk bulmak ve onları samimiyetle ama hedef odaklı konuşturmak gibi meseleler zor konularmış.

Podcast dışı hangi beceriniz size podcast yaparken yardımcı oldu?

Duygu: Sanırım sanat alanından geldiğimiz için bir ekip olarak çalışabilme becerimiz ve geri bildirim almaya ve yorumlamaya dair alışkanlığımız. Mesela oyun ve söyleşilerimize yayımlanmadan önce geri dönüş yapan, sanatsal ve içerik anlamında destek veren bir çevremiz var. Kuşkusuz onların da destekleri bizim için oldukça kıymetli.  

Bir podcast bölümü oluştururken hangi süreçlerden geçiyorsunuz?

Nihal: Oyun ve sohbet formatlarımızın süreçleri birbirinden oldukça farklı. Oyunlar için ilk olarak oyun metninin yazılması, oyuncuların netleşmesi, provaların yapılması gibi tıpkı sahne sanatlarında geçirdiğimize çok benzer bir süreç yaşanıyor. Sonrasında kayıtlar alınıp ses tasarımı ve müzik yapıldıktan sonra hayal edilen etki çıktı mı test ediliyor ve güvenilir kişilerden geribildirim alınıyor. İhtiyaca göre oyuncularla yeniden bir kayıt süreci olabiliyor ya da sadece var olan kayıtlar üstünde çalışılıyor ve nihayetinde oyunumuz ortaya çıkıyor. Sohbet formatımızda ise öncelikle o konu hakkında kiminle konuşmak istediğimizi belirleyip o kişiye ulaşıyoruz. Öncesinde mutlaka hem konuğumuza hem de temamıza dair araştırmalar, okumalar yapıyoruz ve kendi deneyimlerimizden konuşmak isteyeceğimiz noktaları da gözden geçiriyoruz. Böylece belli bir önhazırlıkla konuğumuzla bir araya geliyoruz. Sohbet kayıtları da bir ses tasarım sürecinden geçiyor esasen. Her bölümde iki ayrı konukla ortalama birer saatlik sohbetler yaptıktan sonra biz o iki saatlik sohbetlerden bir hikaye kurarak 20-30 dk.lık bir bölüm oluşturuyoruz.  

Bir podcast bölümünü pazarlama / tanıtım sürecinde neler geçiriyorsunuz?

Nihal: Öncelikle herkes tarafından erişilebilir olmak amacıyla tüm podcast mecralarına ve podcast mecrası kullanmayan dinleyiciler için web sitemize tüm bölümlerimizi yüklüyoruz. Günümüzün gerekliliği olarak en önemli tanıtım aracımız sosyal medya elbette. Etkin şekilde instagram, twitter ve facebook mecralarını kullanmaya çalışıyoruz. Her mecranın kendi gerektirdiği görsel dil ve içerik üretimi için planlama yapıyoruz. Özel haberler ve derinlemesine söyleşiler ile basılı ve dijital iletişim mecralarında yer almak dinleyicilerimizin bizi daha iyi anlamasını sağlıyor. Her bölümümüzün ayrı bir teması ve ayrı bir dinleyici kitlesi var esasen, bunları baz alarak topluluklara ulaşma, bizi dinlemelerini ve beğenirlerse paylaşmalarını sağlama, birlikte dinleme etkinlikleri organize etme gibi yöntemlerle daha çok insana ulaşmaya çalışıyoruz. Bu yöntem daha çok dinlenmenin yanı sıra bir duygudaşlık kurma ve benzer dertleri olan insanlar olarak birbirimize temas etmemizi de sağlıyor.  

Bölümleriniz için konuk bulmanız gerektiğinde nasıl bulabiliyorsunuz? Nasıl bir araştırma yapıyorsunuz?

Nihal: Öncelikle biz o oyunda kimin rol almasını isteriz ya da o sohbetin teması olan konuda kimin deneyimini merak ediyoruz, kim bizimle hikayesini paylaşır ve sohbetimize dahil olur diye düşünüp kendi aramızda ihtimaller üzerine konuşuyoruz. Burada bizimle birlikte K’nın Sesi’nde yer almaktan keyif alacak ve kadınların, kuirlerin hikayelerinin görünürlüğü konusunda dertleri olacak kişiler olması da çok önemli oluyor. Kararı verdikten sonra o kişiye ulaşmak kalıyor. Bu noktada da şimdiye kadar oluşturmuş olduğumuz çevre ve tanıdıklar vesilesiyle dilediğimiz kişilere ulaşıyoruz.

Podcast’inizi büyütmek adına bulduğunuz en etkili yol nedir ve bunu nasıl uyguluyorsunuz?

Nihal: En etkili yol budur demek biraz iddialı olur şu aşamada bence 🙂 Ama sosyal medya reklamları, hedef kitlemiz üzerinde etki gücü yüksek kişilerin K’nın Sesi’ni beğendiğini belirterek bölümlerimizi paylaşması, ilgi alanına göre kitap okuma grupları ile, toplumsal cinsiyet alanında çalışan topluluklarla buluşmak ve konuklarımızın kendi kitleleriyle bizi paylaşıyor olmasının oldukça etkili yöntemler olduğunu söyleyebilirim.

Mevcut podcastinize baştan başlamış olsaydınız bu sefer neyi farklı yapardınız?

Beril: İlk soruda Duygu’nun yanıtladığı sürecimizden bağımsız düşünemediğim için çok büyük konuşmak istemem. Bu alanı çok tanıyarak giriş yapmadık. Sadece podcast alanında biraz daha araştırma yapmak isterdim. Dönüp dolaşıp tek bir kanalda iki farklı formatla yürümenin kendisinin bir farklılık olduğunu yurtdışındaki örneklerden de biliyorum. Bu vakitten sonra kurmacadan gerçek hayat deneyimine doğru giden bir içerik üretmenin popülerleşebileceğini de tahmin edebiliyorum. Sadece bu konuda gerçekten işe yarar bir yöntem nasıl olur biraz daha araştırmak iyi olabilirdi.

Diğer podcast yayıncıları için ne gibi tavsiyeler verirdiniz?

Beril: İyi olduğunuz alanları çıkarmak bence önemli. Bizim özelimizde ses tiyatroları, deneysel olsa da yönetmenlik, yazım, ses tasarımı ve müzik açısından yapabileceğimiz alanlardı. İçerik üretmekten mutlu olacağınız konuları seçmek ve istekli bir ekip oluşturmak sacın öteki ayağı. Podcastinizin sürdürülebilirliği konusu önemli bir soru, yalnızca düşünme aşamasında ilk sırada değil. Öncelikle iyi bir içerik oluşturmak ve test yayın çıkarmak onu birilerine dinletip geri bildirim almak bence daha öncelikli. Bir de dil bariyeri sorunu yoksa yurtdışından podcast dinleminizi daha çok öneririm. Türkiye’de henüz nitelikli üretim niyeti olan içerik bence gerçekten çok az sayıda.

K’NIN SESİ’NİN EKİPMAN ÇANTASI

Mikrofon: Audio Technica AT2020 ve Blue Yeti USB

Donanım: Zoom H6 ve Behringer U-Phoria UMC 404 HD

Yazılım: Ableton Live 11

Rate it
Previous post

Post comments

This post currently has no comments.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *